Üzdünüz

Kırdınız çocuk saflığında ki bu kalbi umarsızca, hiç düşünmeden. Ahını aldınız. Markette istediği çikolatayı alamayan bir çocuk görünce içi acıyan bu adamı üzdünüz.
Yalnız bıraktınız;
Oysa yalnızlık en üzen şeydi bu adamı. Kalabalıklar içinde yalnız kaldı, çok kırıldı. Çok şey istememişti oysaki. Birkaç adım ötenizde hep yalnız kaldı.
Görmezden geldiniz;
Yapabileceğiniz en kötü şeyi yaptınız bu adama. Sahte anlarınıza lakayıt gülümsemeleriyle eşlik edecek kişiler için arkanızı döndünüz. Biri gider biri gelirken bu adam hep oradaydı oysaki.
Bu adam üşüdü;
Ne kadar soğukmuş yalnızlık. Hiçbir kış bu kadar üşütmemişti bu adamı. Çok soğuk yalnızlık.
Ağlattınız;
Kocaman bir adamı ağlattınız. Başını yastığa koyup canı çıkarcasına ağladı. Hıçkırıkları sessizliği yırttı. Hiçbir şey değil de yalnızlık büküvermişti boynunu. Kana kana tüketti yalnızlığı. İçtikçe yalnızlığı daha çok ağladı.
Şehrin kalabalığına karıştı. Yürüdü sessizce. Şehrin hengamesinde onu fark eden olmadı. Şehir çekiyordu, yürümeye devam etti. Yüzünden kırılmışlık ve yalnızlık okunuyordu. Vitrinlere insanlara baktı, herşey aynı ama herşey yabancı…
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s